Sportomed Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezleri

Diz Eklemi Hangi Yapılardan Oluşur?

Diz eklemi, ağrı ve şikayetleri en sık ortopedi kliniğine başvuru sebeplerinden biridir. Diz eklemi vücudun en büyük ve en geniş yüzeyli eklemidir. Uyluk (femur), kaval (tibia) ve diz kapağı (patella) tarafından oluşturulmuş bir eklemdir. Diğer eklemlerden farklı bir hareket  armonisine sahiptir. Bu nedenle en fazla yaralanmalara maruz kalan eklemlerden biridir. Aslında bu yaralanmaların kökeninde diz eklemini yapan üst taraftaki uyluk (femur) kemiği ile alt taraftaki kaval (tibia) kemiği arasındaki anatomik uyumsuzluktur. Bu uyumsuzluğu eklem içindeki statik dediğimiz yapılar kıkırdak, menisküs ve bağlar fonksiyonel olarak giderir. Dinamik olarak ise eklem dışındaki kaslar ve tendonlar sağlar. Diz eklemi içinde iç ve dış olmak üzere iki adet menisküs vardır. Bunlar conta vazifesi görür ve ekleme binen yükleri absorbe ederler. Bunun dışında dizin öne kaymasını engelleyen ön çapraz bağ ile arkaya kaymasını engelleyen arka çapraz bağ bulunur. Dizin dış kısmındaki dış yan bağ dışa açılanmayı, iç kısmındaki iç yan bağ ise içe açılanmayı önleyerek dizin stabilizasyonuna katkıda bulunur.

Diz Sakatlıklarının Nedenleri Nelerdir?

Diz ile ilgili problemler yaş gözetmeksizin her bireyde görülebilir. Sebepleri arasında yaşlılık, kilo artışı, spor sakatlanmaları, ayak ve ayak bileği problemleri ile yanlış ayakkabı seçimi ve kullanımı öncelikli olarak sayılabilir.

Diz Sakatlıkları Kimlerde Görülür?

Yaşlılar, sporcular, bilinçsiz olarak spor ile uğraşanlar ve ayak ve ayak bileğinde problem yaşayanlar ve hatalı ayakkabı kullananlarda sıkça görülmektedir.

Diz Sakatlıklarında Teşhis

Medikal Hikaye,
Fiziki Muayene ve Değerlendirme,
Görüntüleme Yöntemleri (Xray, MR vs.)

En Sık Görülen Diz Problemleri Hangileridir?

Menisküs Yaralanmaları,
ACL (Ön Çapraz Bağ) Yaralanmaları,
MCL-LCL (İç-Dış Yan Bağ) Yaralanmaları,
Patellar Tendinit,
Kıkırdak Problemleri,
Artroz

Menisküs Yaralanmaları

Menisküs, diz eklemi içinde iki uzun kemiğin arasında bir conta gibi yer alıp, esas olarak dize gelen yükü emen destek yüzeyi sağlayan ve hareketi kolaylaştıran kıkırdağa benzeyen yapıdır. Her iki dizde iç ve dış olmak üzere ikişer tanedir.

NEDENLERİ:
Menisküs yaralanmalarının yüzde 95'i nonkontakt dediğimiz darbeye bağlı olmayan mekanizmalarla, yüzde 5'i ise darbeye bağlı mekanizmalarla oluşur. Dizdeki ani dönmeler ve burkulmalar sırasında dizdeki menisküsler yırtılabilir. Menisküs yırtığı dizde ağrı, şişlik, takılma, kilitlenme, çömelip kalkmada ve merdiven inerken ağrı yapabilir.

TEDAVİ YÖNTEMLERİ:
Menisküs yırtığının tedavisi ortopedistin muayenesi ve çekilen MR ile konur. Şikayete neden olan menisküs yırtıkları günümüzde artroskopik cerrahi ile, kıvrılan yırtık parçası alınarak, opere edilmektedir. Menisküsün iyileşme potansiyeli olan dış kısım yırtıklarında artroskopik olarak menisküs dikilir. Bu şekilde menisküs doku kaybı olmaz ve menisküs korunmuş olur.

Operasyon sonrası azalan kas gücünü restore etmek, hareket açıklığını geri kazandırmak ve günlük hayata ve sportif aktiviteye geri dönüşü hızlandırmak amacı ile rehabilitasyon yapılmalıdır. Günümüzde menisküs operasyonları sonrası ameliyat teknikleri ve rehabilitasyon yöntemlerinin gelişmesi ile sporcuların sahaya dönüşü 3-4 hafta gibi kısa bir süreye inmiştir.
Menisküs rehabilitasyonunda; artroskopik menisektomi yapılmış ise yani yırtık olan menisküs parçası alınmış ise, operasyon sonrası rehabilitasyon ortalama 3-4 hafta sürer. (sporcu için)

İlk hafta ağrı ve antiödem (yani şişlik) kontrolü, quadriceps kas kontrolü (ön üst adale) elektrik stimülasyon kullanılarak, eklem hareket açıklığının tamamlanması için egzersizler yaptırılır.

2. hafta kas kuvvetini arttırmak için ağırlık, lastik (theraband) egzersizleri, bisiklet, denge (proprioception), postural stabilizasyon, tempolu yürüyüş, hafif koşu yaptırılır.

3. hafta daha ileri kuvvet (cybex), izotonik ağırlık egzersizleri, postural stabilizasyon, ileri denge egzersizleri, arttırılmış koşu programları verilir.

4. hafta her şey yolundaysa saha programı (sıçramalar, tempolu koşular, toplu, topsuz çalışmalar, sporcunun yaptığı spora özgü becerilerinin geliştirilmesi), spora özgü testlerin yapılması, sporcunun iyileşme dokusuna, yapısal, fiziksel ve psikolojik özelliklerine bağlı olarak bu süre değişiklik gösterebilir. (daha erken ve daha geç olabilir)

Artroskopik menisküs tamiri yapılmışsa yani menisküs dikilmişse; o zaman rehabilitasyon süreci değişiklik gösterebilir.
Ameliyatı yapan doktorun yaptığı teknik, kullandığı materyaller süreyi belirleyecektir. Son yıllarda gelişen tekniklerle artroskopik menisküs tamiri ile artroskopik menisektomi ameliyatı sonrası sahaya dönüşler süre olarak birbirine yaklaşmıştır.

Bu yüzden rehabilitasyon programında ortopedistle irtibata geçerek sahaya dönüş süresi belirlenmelidir. Ona göre yukarıdaki program daha uzun süreye yayılarak yapılmalıdır.

 

Kıkırdak Yaralanmaları

Eklem kıkırdağı, eklem yapan kemiklerin yüzeylerini örten ve onları kaygan hale getirerek eklem yüzeylerinin birbiri üzerinden hareket etmesini sağlayan yapılardır.

NEDENLERİ:

Yaşlılık ve romatizmal hastalıklar yanısıra sporcularda olduğu gibi yük binen eklemlerde aşırı kullanım ve yapısal anatomik bozukluklar kıkırdak yıpranmalarına yol açabilir. Kimi zaman da ani travmalar nedeni ile kıkırdak dokuda yumuşama veya kemikten ayrılma oluşabilir. Kıkırdak yaralanmalarının en önemli bulgusu eklemin ilgili bölgesine odaklanan ağrıdır. Eklem sıvısı artışına bağlı olarak eklemde şişlik olabilir. Bu şişlik aktivite veya sporla artar, dinlenme ile azalır. Eklemde takılma, sıkışma ve kilitlenmeye yol açabilir. Eklem kıkırdak dokusunda sinir uçları yoktur. Bu nedenle kıkırdak harslarında başlangıçta ağrı hissedilmez. Eklem kıkırdak hasarı büyüyüp altındaki kemiğe ulaşınca o zaman ağrı hissedilir. Kıkırdak hasar düzeyi dört grupta sınıflanır. Grade 1: Kıkırdakta yumuşama Grade 2: Kıkırdakta yüzeysel çatlaklar Grade 3: Kıkırdakta daha derin hasarlar, krater görünümü Grade 4: Kıkırdağın altındaki kemiğin ortaya çıktığı hasarlar. Grade 4 kemik hasarında kıkırdaktan kopan serbest parçalar eklem içinde dolaşarak kilitlenme, ağrı ve aşınmaya neden olabilir. Tanı konmasında ağrının incelenmesi önem taşır. Ağrı ne zamandır var? Şişlik var mı? Hangi durumlarda şişlik artıyor? Ağrıyı artıran azaltan hareketler neler? İstirahatte ağrı var mı? Ağrının ve hassasiyetin olduğu bölgeler nereleri? Ortopedistin yapacağı klinik muayene ve çekilen radyografi ve MR sonuçları ile kesin tanı konulmuş olur. Eklem kıkırdak hasarlarında en büyük sorun kıkırdağın beslendiği bir damarsal yapı olmaması ve kıkırdağın sadece eklem sıvısı yardımı ile beslenmesidir. Dolayısıyla kıkırdağın kendini yenileme özelliği yoktur.

TEDAVİ YÖNTEMLERİ:

Tedavide hafif kıkırdak hasarları için (grade 1-2) ağrılı dönemde buz, analjezik antienflamatuar ilaçlar ile kıkırdak destekleyici ilaçlar ve diz egzersizleri yeterli olabilir. Grade 3 için eklem içi enjeksiyonlar ve fizik tedavi uygulanmalıdır. Grade 4 dediğimiz ve kemiğin ortaya çıktığı durumlarda ise cerrahi yöntemler düşünülmelidir. 2 cm'den küçük alanlara özellikle 30 yaş ve altındaki hastalar için mikro kırık yöntemi uygulanabilir. Yük binen hasarlı bölgelere mozaikplasti yöntemi yük binmeyen bölgelerden alınan kıkırdak kemik silindirleri alınarak uygulanabilir. Bir başka yöntem de son zamanlarda uygulanmaya başlanan sağlam kıkırdakların alınıp laboratuvar ortamında çoğaltılması ile elde edilen kıkırdak hücre kültürlerinin kıkırdak kaybı olan alanlara yeni bir cerrahi ile yerleştirilmesidir. Bazen kıkırdak hasarına mevcut menisküs yırtığı, eklem içi serbest cisim, diz kapağı içe dönüklüğü gibi problemlere yol açıyorsa, önce bunlar giderilmelidir. Hafif dereceli kıkırdak hasarları bazen ilaç ve ev egzersiz programı ile yeterli sonuçlar vermeyebilir. O zaman fizik tedavi rehabilitasyon önerilir.

FİZİK TEDAVİDE;

Hastanın ağrılı döneminde tens (ağrı azaltmaya yardımcı elektrik akımları), buz, manyetik alan, laser, ultrason masaj uygulanır. Ağrılar azaldıkça stretching (germe) ve kuvvetlendirme programı (özellikle q.ceps kasının iç parçası) uygulanır. Lastik ve ağırlıklar kullanılarak kıkırdağı koruyan açılarda kuvvetlendirme yapılır.
Manuel terapi olarak elle yapılan diz kapağı mobilizasyonları, lateral retinaculum gevşetme, pnfü uygulanır.
Cybex isokinetik ileri kuvvetlendirme, özel diz bantlamaları (kinesiyotape ve lakotape) yapılır.
Hastanın varsa kalça, ayak bileği ve bel bölgesinde bir imbalans yada kötü hizalanma (diz eklemini etkilediği düşünülerek) giderilmeye çalışılır.
Hasta, varsa kilo problemi, kilo vermesi, ev egzersizlerini düzenli yapması ve günlük hayatta nelere dikkat etmesi gerektiği konusunda bilgilendirilir.

 

Ön Çapraz Bağ Yaralanmaları

Diz ekleminin stabilitesini sağlayan en önemli bağdır. Yaralanmalarında menisküs ya da diğer bağ yaralanmaları da görülebilir.

NEDENLERİ:

Genel kanının aksine yalnızca sporcularda görülmez. Yapılan spora veya aktiviteye uygun olmayan zemin ve donanım ile, kaza ve düşmeler sonucu da ön çapraz bağ yaralanmaları görülmektedir.

TEDAVİSİ:

Ameliyat öncesi rehabilitasyon: Amaç hastanın ameliyata hazır hale getirilmesidir. Hasta yaralanmadan hemen sonra yani akut dönemde geldiyse önce hastanın ağrısı azaltılır, daha sonra dizindeki ödem en aza indirilir, eklem hareket açısı arttırılır. Özellikle diz ekstansiyonu dediğimiz (dizi düzleştirme) tam olmalıdır ve diz fleksiyonu (dizi bükme) 125 derece ve üzeri olmalıdır. Diz ekleminin en büyük dinamik stabilizatörü (koruyucusu) olan quadriceps kasının ameliyat öncesi kontraksiyonu (kasılabilmesi) ve dahada güçlendirilmesi son derece önemlidir. Bu şekilde ameliyata hazır halde giren hastalarımızın ameliyat sonrası başarısı da son derece yüz güldürücü olmaktadır. Aynı zamanda ön çapraz bağ ameliyatı sonrası görülen artrofibrozis dediğimiz diz ekleminde yapışıklığa ve hareket kısıtlığına neden olan komplikasyonlar ameliyat öncesi rehabilitasyon sayesinde en aza indirilir. Bir başka komplikasyon olan uzun süreli diz ödemi (şişliği) de ameliyat öncesi rehabilitasyon yapılan kişilerde daha az görülür. Fakat hasta kliniğimize geldiğinde dizindeki şişlik yoksa diz hareket açıklığı tamsa ve kas gücü iyiyse böyle bir rehabilitasyon programına ihtiyaç duymaz. Ev egzersiz programı verilir ve ameliyata kadar bu programı yapması önerilir.

Ameliyat Sonrası Rehabilitasyon: Hasta ameliyat sonrası kliniğimize geldiğinde önce diz ödemi, ağrı, hassasiyet, eklem hareket açıklığı quadriceps kas kontrolü açısından değerlendirilir. Post dönemde ortalama 3-4 hafta çift kanedyen (değnek) kullanır. Biz 3 hafta kullandırıyoruz ve 2. hafta bitince tek kanedyene (değnek) geçiliyor. 3. hafta sonuna doğru kanedyeni bıraktırıyoruz.

Rehabilitasyonun ilk 3 haftasında koruyucu program dediğimiz bir program uyguluyoruz. Bu program diz eklem şişliğini ve ağrıyı azaltmak için buz, JOBS (kompresyon cihazı), tens, kasların kasılabilme yeteneklerini yeniden kazandırmak ve izometrik kuvvetlendirme için elektrik stimülasyon ve egzersizler, eklem hareket açıklığını arttırmak için cpm (pasif hareket arttırıcı makine),ROM egzersizleri,patella(diz kapağı) haretliliğini arttırmak için diz kapağı mobilizasyonu ve ambulasyon (ağırlık aktarma ve yürüme) eğitimini içerir.

3-4 hafta arası bisiklete (salon) başlıyoruz. Buna ilaveten yatarak yapılan egzersizlere ağırlıklar ilave ediyoruz, lastik ve denge (proprioception) egzersizlerine başlıyoruz.

4. haftadan sonra düşük açılarda leg pres ve squata başlıyoruz. Kol kaslarıyla dönüşümlü olarak karın ve sırt kaslarını kuvvetlendirmeye başlıyoruz. Leg extansion (üst ön adale makinası) 90-40 küçük dirençlerle başlıyoruz. Bacak açma kapama (makinada) başlıyor.

6-8 haftalar arası tempolu yürüyüş ve koşuya başlıyoruz (düşük tempoda). Kuvvet ve denge egzersizlerinin şiddetini ve ağırlıkları arttırıyoruz.kalça kaslarını kuvvetlendirme ve postural stabilizasyon (core) egz.leri başlanıyor.leg pres ve squatın açıları ve dirençleri artırılıyor. Stepper çalışması da bu dönemde başlayabilir.
10. haftada cybex izometrik çalışması başlamaktadır. Koşu temposu artıyor.
12. haftada cybex izokinetik (ileri program) programa alıyoruz. Bütün salon aletlerine girebilir; bacak için leg extansion (0-90) serbest squat ve leg press yarım yaptırılıyor. Koşu süresi ve temposu artıyor.
16. haftada yana koşular, geri koşular, zig zag koşuları, çift bacak sıçramalar, tek bacak sıçramalar yaptırılıyor. Sporcuya cybex testi yapıyoruz.

Bu dönemde arzu edilen sonuç ameliyatlı bacakla sağlam bacak arasındaki kuvvet farkının yüzde 15 ve üzerinde olmasıdır.
Bu sonuç saha çalışmalarına başlaması için yeterli olmaktadır. Test sonuçları istediğimiz gibi değilse bunu tamamlaması için sporcuya program veriyoruz.

4-5 ay arası topsuz bütün saha çalışmalarını başarılı bir şekilde yapmasını (sprintler, ani durmalar, dönmeler, sıçrayıp ani durmalar) spora özgü becerileri geliştirmesini istiyoruz.

5-6 ay arası ise toplu bütün saha çalışmalarını başarılı bir şekilde yapmasını bekliyoruz. Eğer sporcu toplu bir spor yapmıyorsa yaptığı spora özgü çalışmaları yapmasını bekliyoruz. (mesela güreşçiyse minderdeki oyunları, teknikleri, dönüşleri vs.)

6. ayda takımla idmanlara başlayabilir. Takım sporu yapmıyorsa bireysel olarak koçuyla birlikte her idmanı yapabilir. Özel müsabakalar yapabilir.

Bu ön çapraz bağ ameliyatı sonrası programı sporculara yöneliktir. Sporcunun olduğu ameliyata, olduğu tekniğe, kendi fiziksel ve psikolojik özelliklerine göre bu 6 aylık süre artabilir az miktarda da azalabilir.

Aynı zamanda sporcu olmayan hastaların bu kadar uzun süreli bir tedaviye ihtiyaçları yoktur. Bu hastalar koşmaya başladıktan sonra ve belli bir kas gücüne ulaştıktan sonra egzersiz ve salon programı verilip gönderilir. Değişik zamanlarla çağrılarak 6. aya kadar uzaktan takip edilir.